21/07/2025

Stultifera Navis


Bir gece vaktidir, ben
ayrılıyorum limandan
başımın üstünde yıldızlar
dilimde tuz tadı var.
güvertede yolcular
sarhoş tayfa ve kaçaklar.
paslı, tutuk dilimde
kırık dökük bir ezgi
ve bozulan saatimde
gayet derin çatlaklar.

**** 
bir gecedir
gökyüzünde
kırmızı uğultusu merkürün
ayışığı, 
şuasında
yunuslarla dolaşıyor.
köhnemiş bir gemideyiz
ve aslında biz, hepimiz
belki biraz deliyiz.
bir sevgideyiz, bir kavgada
 yolcu da bir kamarot da.
gülüp şarkı söyleyen de 
homurdanıp ağlayan da.
bütün herkes aslında
dile gelmez bir korkuda...

***
onları ben görmüyorum.
ben ruhumun derdindeyim.
ellerimle ceketimin
iç cebini yokluyorum.
iflah olmaz sancım benim:
bir kıyıdan bir kıyıya
yüreğimi taşıyorum.
bir kor gibi kıpkırmızı
ateş yüklü şu kalbimi.

***
düşümdeki bir sahilde
karşıma çıkmıştır hep:
bir tür deniz canavarı.
defalarca yendim onu
yine de hiç usanmıyor.
sabahında her gecenin
-amansız mücadelenin-
dilimde bir tuz tadı var.
zaman-sız yük sırtımda.
sanki kalbim hiç atmıyor.
eskiden, çok eskiden
mühürleyip, dualarla
bir sandığa kapattılar
sözde yok ettiler onu.
ama öyle olmadı.
ben içimde taşıyorum.
ve onunla yaşıyorum.
o beni hiç bırakmadı.

***

etrafımda çatık kaşlar, 
her zaman korkulu ve 
her zaman boş bakışlar.
bilmeyenle konuşuyor.
bilmeyenle susuyorum.
ben kalbimi taşıyorum.
lanetli bir elmas gibi.
bir ölüyü kolundan
tutmuş da sürükler gibi.
ben kalbimin yükünü
taşıyorum yanımda
derin, sessiz, ağrılı
zaman-sız bir saygıyla...

***

bir kıyıdan bir kıyıya,
bir limandan başkasına…


Onur Aydemir
Temmuz 2025, Ankara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar abone olan okurlara açıktır. Yazar tarafından okunmakta ve onaylanmaktadır. Yorum yaparken saygılı olunması ve konuya bağlı kalınması rica olunur.

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.