21/09/2025

Dört Fotoğrafta Annem


             Bir 18 Eylül İçin...


Birincisi, bir çocuğun 
karşıtlığa açık yüzü;
gurur da var düşünce de,
hatta belki biraz hüzün?
sırtındaysa güçlü eller
biz burdayız, der gibiler.
öylece durup oturmuş.
tahttaki bir prenses gibi
kardeşlerin arasına.

***
İkincisi, bir bayramda.
Bir on dokuz mayıs günü.
o bembeyaz elbisesi,
uzun saçları örgülü.
yüzündeki gülümseme
cesur ve kendinden emin,
bir parça da gururlu.
yanında liseli kızlar
ve uzaktan bir yaşlı adam
iç çekerek bakıyor;
“genç olmak vardı evlat,
gencecik olmalı şimdi.
ihtiyarlık başa bela
bir bela ki büsbütün.”

***

Üçüncüsü, doğum günüm
Bir yaşıma giriyorum
Masada mum, mavi-sarı
nasıl güzel yanıyor…
Onur bunu görüyor.
Eğiliyorum muma,
Her saniye, biraz daha.
ve sonunda sarsılarak
Dengemi bozuyorum.
Annem bunu görüyor
Annem beni tutuyor.
Tutmasa düşeceğim.
Ben unuttum sayısını
Kaç kez, bozuldu dengem
ve o kaç kez tuttu beni.
Belki de bu ilkidir.

***

Bir öğretmenler günü

Çocuklar arasında

Mutlu, yüzü gülüyor

Her öğretmen sevilmez.

benim yüzlerce oldu.

hepsini sevmiyorum.

Çocuklar da annem gibi,

büyümekte, mutlu, mağrur.

En neşelisi yine annem

onlarla hep mutlu olur

onlardan biridir çünkü.

ne zaman gitsem yanına

bir çocuk hep yanındadır.

ve çocuklar annemin

yanında hep rahattır. 


***


Bir doğum günü hediyesi

yazılmıştır, bu şekilde.

resimlere kazınarak

ve tuşlara vurularak.

bilmiyorum hangi zaman,

bilmiyorum ne kadar,

ulaşacak yerine

bir insanın kalbinde

o en kutsal varlık için

toplanan bu kıpırtılar.

ama varlığı işte

varlığı yetiyor bana.

anlatmak çok zor bunu.

anlatmak, bir ömür kadar.

uzun ömürler sana..

bunu içten diliyorum.

varsa eğer bir gücüm,

bende olan geçsin sana..



Onur Aydemir 
Eylül 2025, Ankara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar abone olan okurlara açıktır. Yazar tarafından okunmakta ve onaylanmaktadır. Yorum yaparken saygılı olunması ve konuya bağlı kalınması rica olunur.

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.